Genel inanışa göre Aşure, Mezopotamya coğrafyasında insanların tarım yapmaya başlamasıyla beraber bereketi ve dolayısıyla yaşamın devamını simgeleyen buğday çorbası olarak dünyaya yayılmıştır. Birçok farklı coğrafyada ve toplumda, Farklı isim ve yöntemlerle pişirilen aşure ortak olarak her toplumda bereket ve minnettarlığı simgeler.

Alevi inancında Aşure genel anlamda Kerbela katliamıyla ilişkilendirilmişdir. Yaşam hakkının kutsallığı ilkesinden yola çıkarak, Şah Hüseyin'in Kerbela’da katledildiği günde aşure pişirilmesi ile aşurenin hiçbir hayvansal ürün içermemesi tesadüf değildir. Bu vesileyle alevi toplumu beslenme amaçlı kesilen hayvanlar dahil her türlü şiddeti red eder. Ayrıca Kerbela katliamından canlı olarak kurtulan, Şah Hüseyin’in oğlu Zeynel Abidin’in, hayatta kalması anlamında da minnettarlık olarak Aşure Çorbası kaynatılır ve dağıtılır.